Okunan Makale:
Trumpların aile, piyasa ve yasa kavramları

Trumpların aile, piyasa ve yasa kavramları

Yazı Dork Zabunyan, Kolaj Ömer Ağustoslu

Trump adı birçok şeyi ve kişiyi nitelendiriyor: Bu ad, herkesin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri’nin 45. Başkanına, aynı zamanda da lüks gayrimenkul sektöründe servet yapmış bir Amerikan milyarderine ait. Yine bunun gibi dünyanın dört bir yanında Trump otelleri ve dış cephelerinde dev “T” harfleri olan gökdelenler var. Trump adı ayrıca, 2016 yılının Kasım ayında yüce göreve seçilmesiyle birlikte, en büyüğü Don Jr. (d. 1977) ve en genci Eric (d. 1984) olan oğullarının yönetimi devraldığı holdinge (The Trump Organization) de adını veriyor. Kurucusunun emlak imparatorluğunu yönetmesi bir yana, bu şirkette -kravat, beyaz şarap, biftek, bardak, çikolata gibi- her tür tüketim ürününün satışı da Trump markası altında yapılıyor. Bir de onu tanımayanların bile sanki yakınları ya da arkadaşlarıymış gibi sadece adıyla çağırdıkları, Trump’ın en sevdiği kızı Ivanka (d. 1981) var. Bir iş kadını olan Ivanka Trump, Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki baş danışmanlarından. Kocası ve üç çocuğunun babası Jared Kushner da görev süresinin başından beri başkanın özel danışmanı olarak ona eşlik ediyor. 

İtalyan sinemacı Nanni Moretti, Trump gibi hem iş adamı hem de devlet adamı statülerine sahip Silvia Berlusconi’den bahsederken, Berlusconi’nin imajıyla televizyondaki medya tanıtımlarının ayrılmaz bir bütün olduğunu söylüyordu. Trump ailesi için de imajın, televizyon şovları, haber kanalları ve elbette sosyal medyadan ayrılmaz olduğu tartışmasız bir gerçek. Bizim Trump kardeşler hakkındaki algımızı da aynı babalarında olduğu gibi her türlü hareketli, hareketsiz, çevrimiçi dolaşan veya Amerikan ana akım medyasının sürekli yayınladığı görseller yaratıyor. Ailenin özel hayat ve kurumsal varlığı arasındaki karışımın reklamverenlere hitap eden iyi bir ürün olduğu kesin -ki buna daha sonra döneceğiz; ancak hep gündemde kalmalarını yalnızca Trumpların televizyon kanallarına getirdikleri reytinglerle açıklamak mümkün değil. Daha ziyade, Trump imajının nasıl yaratıldığını ve bu yapının Trump’ın ilk evliliğinden doğma üç çocuğuyla olan yakın ilişkisiyle nasıl ilgili olduğunu anlayabilmek gerekiyor. (Donald Trump’ın ikinci karısı Marla Maples ile evliliğinden 1993 doğumlu Tiffany ve şimdiki karısı Melania ile evliliğinden 2006 doğumlu Barron olmak üzere iki çocuğu daha var.) 

Bu noktada, gerçekte tam tersi olabilecekken, görüntülerin algımızı etkilemesiyle, kafamızda tek bir aile imajı oluşuyor. Medya sahnesinden, onu göz önünde olmadan görünür kılan şeylere geçince, imaj politikasının da ana hatları ortaya çıkıyor. Bu durum, söz konusu imgelerin, siyasi yaşam ve bizi yönetenlerin üzerinde nasıl etki bıraktığını incelemeye imkan veriyor. Öncelikle Trump’ın çocuklarının televizyonda, babalarıyla veya babalarından bağımsız, tek veya ikili olarak (veya üçlü) göründüğü bazı durumlara göz atalım. İlk olarak televizyondan bahsediyoruz çünkü televizyon Trump ailesinin, destanlarını yıllar boyunca (hatta son on yılda) yansıttığı ana araç. Trump’ın çocukları, babaları daha Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olmadan önce dahi TV programlarına katılıyorlardı. Örneğin 2006’da, ABC’deki The View ya da 2013’te Fox’taki Wendy Williams Show, Donald ve kızı Ivanka’yı bir araya getiren, diğer tüm konuların yanı sıra, aralarındaki mükemmel ilişkiyi ön plana çıkaran röportajlarını kapsayan, en çok izlenme oranına sahip talk show’lardan bazıları arasında. 

‘Reality show’ ve zulüm 

2010’dan itibaren, Ivanka ile birlikte, Don Jr ve Eric’i de babalarının yanında, 2004’te Donald ile başlayan The Celebrity Apprentice adındaki realite şovunda görmeye başladık. Mafya filmini andıran bir atmosferde geçen -keyfi kararları, bitmeyen zulmü ve baskın klan ruhu ile- bu programda yarışmacı olan tanınmış kişiler sırasıyla eleniyorlar. Sonunda aralarından bir kişi finale kalınca, The Trump Organization’un verdiği para ödülüyle, istediği bir yardım kuruluşuna bağış yapıyor. Bölümler süresince çocuklarının üçü de Trump’ın meşhur “You’re fired!” sözünü destekler bir şekilde, ünlülerin oyun dışı kalmaları yönünde yorum yaparak babalarına tavsiyede bulunuyorlar. Çocukları, yarışmacıları tamamen küçük düşüren bu oyuna katılırken, tabii ki televizyon şovları burada sadece bir araç; aslında babalarıyla yaptıkları bu suç ortaklığı, onları, babalarının sözlerini ve hareketlerini kopyaladıkları birer otomatlara dönüştürüyor. Bir anlamda, aile fertlerinin, yer aldıkları televizyon kanallarında, izlenme oranlarını artıran Trump markalı birer ürün veya birer eşya haline geldiklerini görebiliyoruz. Aynı bağlamda, çocuklarının halk tarafından merak edilmesi; her zaman yanlarında olan koruyucu babaları tarafından yönetilen aileye sözde bir ahlaki destek veriyor. 

Kendi başına dahi gücünü destekler niteliğe sahip bu kusursuz baba imajı, 2016 başkanlık seçim kampanyaları süresince Don Jr., Eric ve Ivanka tarafından sürekli vurgulandı. Gerek 2015 cumhuriyet başkanlık ön seçimlerinde, gerek 2016 Temmuz Cumhuriyetçi Parti ulusal kongresinde, gerekse Amerika Birleşik Devletleri’ndeki birçok toplantı sırasında, Donald Trump’ın üç çocuğu, koro halinde, babalarının onları şefkat ve iyilikseverlikle kucaklayan bir baba oluşunun, milletin kaderi için de geçerli olacağını tekrarlayıp durdular. Bununla beraber, sanki ABD başkan adaylığını meşrulaştır- makta yeterli bir şartmış gibi iş dünyasındaki başarısının da altını çiziyorlardı. Bu anlamda çocuklar babalarının ticari temsilcileri haline dönüşüyorlardı, bilindiği üzere büyük bir başarıyla 2016 Kasım ayında, milyonlarca insandan (yaklaşık 63 milyon) topladığı oylarla Donald Trump başkanlığa hak kazandı. Biliyoruz ki bu seçimin en gizemli tarafı, Trump ve ailesine zıt görüşte olan nüfusun sosyal kategorisinin de her şeye rağmen Amerika milyarderine oy vermiş olmasıydı. Ohio ve Michigan eyaletlerindeki gücünü yitirmiş beyaz işçilerin tümünün Trump’a oy vermediği kesin, ancak çocukları tarafından her fırsatta beslenen ve öne çıkardıkları dindar aile yapılarıyla perçinlenen “ekonomik başarı öyküsünün” seçimlerde göz ardı edilemeyecek bir rol oynadığı da aşikar.

Ticari öge gibi bir aile 

Bu perspektifte Ivanka, Eric ve Don Jr’ın Instagram hesapları önem teşkil ediyor. Her biri, bağnaz dindarlıktan korunan, Donald Trump’ın piramidin tepesinde yer aldığı, birbirine bağlı ve bütünleşmiş bir aile göstermek için çaba sarf ediyor. İçeriklerin çeşitliliğine rağmen, bu ağın her bir hesabı, özel ve kamusal hayatla, aile yaşantısı ve üyelerin politik duruşlarını oldukça iyi harmanlıyor. (Üç çocuk ve arkadaşları, açıkça kendi hesaplarında Trump’ın ABD yönetimindeki aksiyonlarına destek veriyorlar.) Öyle ki Ivanka, bir yandan gece elbisesi giymiş bir halde yanında kocası Jared ile poz veriyor; bir yandan da çocuklarıyla evde oynadıkları oyunlarını göstermeden önce, babasının BM kürsüsündeki videosunu yayınlıyor. Don Jr. babasının toplantılarından alıntılar yaparken; başka bir paylaşımda da onu elinde silah, arkadaşlarıyla avlanırken görüyoruz. Eric ise Instagram’da babasının rakiplerini kabaca terslediği seçim kampanyalarına ait fotomontajlarla, Trump markalı ürünleri paylaşmaya daha yatkın bir duruş sergiliyor. Anlaşılan, bundan böyle, kişiler ve politika arasındaki sınırın kaybolduğunu ve tüm bu görüntü dolaşımının, Trump ailesinin, sattıkları ürünlere benzer, ticari mal özelliğini destekler nitelikte olduğunu söyleyebiliriz. 

Öte yandan, bu ailenin temsili imajı her an tersine dönüp ortadan kaybolabilir de… Zira kraliyet ya da imparatorluğu andıran bir imaja sahip Trump ailesinin (Trump, New York’taki dairesini dekore etmek için Versailles Sarayı’ndan ilham aldığını hiçbir zaman gizlemedi), dışa dönük varlığının (giyim, golf gibi sporlar, özel dairelerde altın mobilyalar gibi) içinden ister istemez ön plana küstahlık çıkıyor. Ayrıca Trump ve çocukları davranışlarını normalleştirmeye çalışsalar da yolsuzlukları buna engel oluyor. 

Donald Trump’ın açıkça iddia ettiği gibi, bağlılık hassasiyeti de her an ensest bir ilişkiye dönüşebilir. Çünkü yukarıda bahsi geçen ABC ve Fox videolarında da görülebileceği üzere, Donald, Ivanka’nın babası olmasaydı onu erkek arkadaşı ya da kocası olmak için baştan çıkaracağını açıkça itiraf etmiştir. 

Yolsuzluk sadece ahlaki değil; Trump ailesinin defalarca karşılaştığı ve hala içinde olduğu pek çok sürecin kanıtladığı gibi, aynı zamanda ekonomik ve finansal. Yakın tarihte Don Jr. ve Eric aile organizasyonunun dizginlerini devraldılar. Yaptıkları tüm ticari faaliyetler yasa dışı olduğu gibi, suçlu aile sıfatıyla tanımlanmaları yönündeki yorumlar da hiç eksik olmuyor. Tüm bunlar, sanki Michel Foucault’nun adlandıracağı gibi Donald Trump’ı “siyasi bir canavar” yapıyor. Foucault’ya göre, siyasi canavara dönüşmüş kişi, eğer insanların ortak çıkarından çok kendi çıkarlarını gözetiyorsa, ceza kanunu suçlusuna eşdeğer. Surveiller et Punir (Hapishanenin Doğuşu, İmge Kitabevi, 2017) kitabının yazarı, Fransız monarşisinde, özellikle 16. Louis’nin “yasalara hükmeden bir egemen” olduğu bilinirken, daha çok “yasaların hükmettiği” bir suçluya dönüşü örneğini ele alıyor. Bu bağlamda Foucault’ya göre suçlu ve kabadayı ile ihlalci ve despotik hükümdar aralarında temel bir ilişki olduğu fikri esas teşkil ediyor. Dahası, despot ve suçlu arasında, kendi çıkarları doğrultusunda başkalarına dayatılan keyfi huzursuzluğa bağlı bir çeşit akrabalık da bulunuyor: Birinde bazı özel çıkarların sıkıntı çekmesi neticesinde belli bir kesimin mağdur oluşu söz konusuyken, diğerinde ise sosyal uzlaşı saldırıya uğruyor ki bu acı çekmenin en şiddetlisi. 

Donald Trump ve onu özel hayatında da kamusal alanda olduğu gibi temsil eden üç çocuğu tarafından günlük olarak sunulan hem şişirilmiş hem de kusursuz bu imajın ardında, Amerika Birleşik Devletleri’nin şu anki başkanı olan bu siyasi canavardan çıkan binlerce görsel ve sesli içerik yer alıyor. Mutluluk resimleri, sahte veya gerçek, Trump ailesini inkar edilemez bir başarının sonucu olan bir marka altında satmak için yeterli görünüyor olabilir. Ancak bunun yanında, özel ve kamusal hayatın birbirine karıştırıldığı görsellik engellenmediği sürece, ortaya çıkan çatlaklar, hiç şüphesiz aile yapısını sarsmaya devam edecek. Eğer her birimiz -daha ziyade Amerikan seçmenleri- Trump ve üç çocuğunun çoklu imgelerini (bir yandan mutluluk, diğer yandan küstah bir zenginlik ifadesi olan) kafamızda birleştirmiş olsaydık, başka bir deyişle Trump’ın sadece spiritüel bir montajcıdan ibaret olduğu görülebilseydi, Amerika’nın başkanı olmuş bu siyasi canavara toplu bir algıyla engel olmamız “temel sosyal uzlaşıyı” yeniden kazanmak için mütevazı bir şekilde katkıda bulunmamızı sağlayabilirdi.

Metnin Fransızcadan çevirisi: Ezgi Eğinlioğlu Coşkun 

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git