Okunan Makale:
Yaşayan buz

Yaşayan buz

Yazı Joseph Cook, Fotoğraf Alessio Romeo

Bu fotoğraf, mağara bilimci Francesco Sauro ile birlikte Grönland buz örtüsü üzerindeki bir buzul deliğine indiğimiz zaman çekilmişti. Eriyen suyun buzu delmesi sonucu oluşan bu gibi buzul delikleri, suyun buzulun yatağına ve en sonunda da denize akmasını sağlıyor. Fakat su, buzul çukuruna girdikten sonra sonra akıbeti belli olmuyor. Bilim insanları yüzeyden uygulanan jeofizik teknikleriyle bu durumu araştırıyorlar. 

Francesco ve ben de aynı merakla, buzulun iç kısmına ve binlerce yıl geriye giden mikrobiyolojik malzemelerle dolu bir mahzene erişmek için mağaracılık ve tırmanma tecrübelerimizi kullanıyoruz. 

Buzullar, şahsen büyüleyici bulduğum gizli saklı bir karmaşıklığa sahip. Galiba bu yüzden yüz binlerce kilometreye uzanan, çıplak gözle görülemeyecek kadar ufak canlılıklarla dolup taşan bu engin arazilerde aylar geçiriyorum. Gezegenimizin kuzey ve güney uçlarında bulunan söz konusu donmuş bölgeler, mikrobiyoloji unsurlarına sahip değilmiş ve mikrobiyolojinin mümkün olmadığı ortamlarmış gibi görünse de aslında yaşamla dolup taşıyor.

Örneğin ben bir keresinde (Grönland buzuluna ulaşmama ve özel teknolojiler geliştirmeme imkan sağlayan Rolex Young Laureate programı sayesinde) çok özgül iki mikrobik habitatı incelemiştim. Bunların birincisi, kümelenen yosun granülleri, mineral toz ve diğer bakterilerin oluşturduğu kriyokonitin Güneş altında buzun içine doğru eriyerek oluşturduğu ufak deliklerdi. İkincisi ise, buzun yüzeyinde oluşan buzul yosunlarıydı. Buzul yosunları, buzulun eriyen tüm parçalarının üzerini kaplar ve kendilerini tüm gün süren yaz güneşinden korumak için koyu renkli pigmentler üretirler. Güneşte ısınan bu pigmentler, buzulun ve buz örtüsünün büzülme ve erime hızını arttırırlar. Bu süreçleri incelememiz ve iklim modellerine dahil etmemiz önem taşır çünkü buzul tabakası mevcut tahminlerden çok daha hızlı bir şekilde ortadan kaybolabilir. 

Bu gibi buzul araştırmalarına, kaya tırmanışı ve vahşi ortamlara duyduğum sevgi sonucu baş koydum; mesleğim gereği fiziksel, coğrafi ve entelektüel seviyede hem bu bölgelerle ilgilenebiliyor hem de koruyabiliyorum. 

Bazen ekstrem şartlarda ve zorlu hava koşullarında çalışmamız gerekse de, ne olursa olsun yok yere risk aldığımızı düşünmüyorum. Çünkü çevreyle ilgili uydular aracılığıyla veya dünyanın başka bir yerinde bulunan benzer habitatlardan edinemeyeceğimizi yeni bilgiler topluyoruz; katlandığımız zahmete değiyor. Üstelik buluşlarımız sadece kendi gezegenimiz ve bu gezegen üzerindeki geleceğimiz için değil, evrende başka bir yerde yaşam bulma potansiyelimiz için de önem arz ediyor. Ve buzul tabakaları üzerinde kamp kurmadan veya erimeyle oluşmuş bir delikten aşağıya sallanmadan bu buluşları gerçekleştirmemiz de pek mümkün değil…

Joseph Cook, bir buzul mikrobiyoloğudur.

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git