Okunan Makale:
Tabiat merakı

Tabiat merakı

Yazı Helen Jukes, Fotoğraf Lewis Khan

Geçen hafta bahçeye çit kesme makineleri geldi. Bu makineler, kuruyan dalları keserken gürültülü ve inatçıydı…

Ben de sonra arkalarında bıraktıklarıyla kaplı yerde yürüdüm; ayaklarımın altında donmuş çamur, kırık dallar, odun yongaları ve ağaç parçaları vardı. Çitin içinde ise, şimdi korumasız kalmış kuş yuvaları, apaçık ortadaydı. Hemen orada, dalın çatalına bir kuş konmuştu. Yaklaştım. Yumuşak, içi oyuk, örülmüş bir çanak… Hafif ve sağlam, ki bir yaratığın oradan buradan toplama ipliklerle kendine böyle bir yer oluşturması neredeyse olanaksız. Bunca dalcık, yosun, koyun yüzü, at kılı, metal tel, plastik şerit, örümcek ağı ve çerçöpün bir barınağa dönüşmüş olması nasıl da beklenmedik!

Tüm bu yuvalar, kah burada, evlerin saçaklarında, kah ağaç tepelerinde, duvar boşluklarında, çimlerde ve zeminde…

Ekin kargaları, duyduğuma göre, yuva oluşana kadar uzun ağaçların üzerine yüksekten rastgele dalcıklar bırakırmış. Karatavuklar, girift biçimde örülmüş yapılarda, üreme mevsiminin sonunda dağılıncaya kadar iki hafta geçirebilir; kırlangıçlar ise her yıl tekrar tekrar çamurla sıvadıkları aynı saçaklara dönermiş. Bir defasında bir baştankaranın bir trafik konisi içine yuva yaptığını; iki martının çanak antenin arkasına yerleştiğini görmüştüm. Ne kadar narin, diye düşünmüştüm. Ne cüretkar, ne kırılgan ve ne kadar tehlikelere açık…

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git