Okunan Makale:
Paul Newman denince

Paul Newman denince

Yazı Dominic Power

Harper (1966) şöyle başlıyor:Paul Newman’ın filme adını veren özel dedektif karakteri, kötüyle güzel arasındaki suçla mücadele etmek için külüstür bir Porsche ile yola çıkmadan önce bir sabah, aynı zamanda yatak odası olan ofisindedir; pencereden içeri sızan mükemmel Kaliforniya güneşiyle irkilir, buzla dolu lavaboda ayılmaya çalışır ve bir fincan kahve yapmak için isteksizce çöpte bir önceki günün telvesini arar. Yıl 1966’dır, olağan eğlence faaliyetlerinin, genç kalmaya çalışmak ve Frug dansı yapmak olduğu; en vahşi suçların bile narsisizmden beslendiği saykodelik dönem öncesi -ve de Manson öncesi- Güney Kaliforniya. Zengin ama pek sevilmeyen biri kaçırılmıştır ve Harper bu davada pazarlık peşindedir; bu sırada playboy’lar, başarısız aktrisler, sadistler, uyuşturucu müptelası müzisyenler ve sahte gurularla dolu bir aptallar cennetinde bulur kendini. William Goldman’ın dokunaklı mizaha sahip senaryosu eşliğinde, Conrad Hall, Bati Sahili’nin baştan çıkarıcı pırıltısı altındaki karanlık dünyayı dışavurur. Fakat Harper, yine de bir Newman filmidir; oyuncunun, hareket, zeka ve dikkat tutumlarındaki ustalığı adeta izleyene ders verir –bir önceki günün kahve telvesini tekrar kullanırken bile zarif görünebilecek kadar “havalıdır.”

Dominic Power, yazar ve İngiltere’deki National Film and Television School’da yönetici eğitmendir. 

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git