Okunan Makale:
İmaj kuramının sehpa çağı

İmaj kuramının sehpa çağı

Yazı Aylin Kumdagezer

Bugün “kitap,” dogmatizmden ayrılmış, daha çok var olanı eleştirmeye ve sorgulamaya yönelten bir nesne olarak tanımlanabilir. Zira farklı yayınevlerinden farklı formatlarda karşımıza çıkan türlü türlü düşünceler, değişik kenarlarda fikir yürütmemizi sağlıyor.

“Coffee table” kitaplar ise evde en rahat erişim sunan kategori. Kütüphanelerden masa üstlerine, oradan da sehpalara uzanan bu “form” evrimi, kitapların içeriğiyle de paralel. Ama bu sehpalarda sergilediğimiz (ve Türkçe’ye henüz kazandırmadığımız) “coffee table books” çoğunlukla modern bir keşif gibi algılansa da, kökeniyle aslında 19. yüzyıl İngiltere’sine işaret ediyor. 

Sehpa kitaplarının görselliği öne çıkaran içerikleri, onları kütüphane göre daha “sosyal” kılıyor diyebiliriz. Bu durum elbette boyutlarının çok daha büyük olmasıyla da orantılı. 

Öte yandan, ilgi alanlarını yansıtma konusunda da daha pratikler; mesela çok sevdiğiniz 2-3 roman size dair daha komplike bilgiler verebilirken Bauhaus’a dair bir sehpa kitabının mesajı çok daha net olabilir. 

Tüm bu özellikler, sehpa kitaplarını, editoryal kurgular dışında, son yıllarda sektör veya markaların kendilerini anlatmaları için en etkili ifade aracına dönüştürdü. Dior da bu iletişim kanalını uzun zamandır kullanan modaevlerinden (ve 2017’de çıkan “Dior by Yves Saint Laurent” bizim bu konuda en sevdiğimiz örneklerden).

Marka yakın zamanda ise yeni kitabı Sessions’ı duyurdu. 2018’in Mart ayında Kim Jones ve Nikolai von Bismarck’ın Hyde Park’ta yürürken tasarladıkları bu kitap, modern toplumun çok yönlü yapı doğasını irdeleyerek, farklı alanlarda tanınmış figürleri hiyerarşik bir düzende değil, tümüyle aynı hizada tutuyor. Kitaptaki portreler, Nikolai von Bismarck’a ait. Bu kişilerin Dior ile ilişkilerini kapsayan anlatı, markanın, kreatif isimlere vermek istediği desteği de sembolize ediyor. En nihayetinde nesilden nesile aktarılan yegane obje olan kitapların bu görevindeki en ideal format, coffee table.

Aralarında David Bailey, Takashi Murakami, Naomi Campbell, Germain Louvet ve Kate Moss dahil olmak üzere 100 kişinin portrelerinin yer aldığı ve Alexander Fury tarafından yazılan bir makaleyle sunulan Dior Sessions, markanın yazınsal duruşuna filantropik bir pencere de katıyor: Rizzoli’den çıkan kitaptan elde edilen gelir Teenage Cancer Trust’a bağışlanacak. Sehpa kimliğinize modanın farklı tarafından bir perspektif eklemek isterseniz…

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git