Okunan Makale:
Kusursuz cezve

Kusursuz cezve

Kusursuz Cezve | Matt Willey | Port Magazine

Yazı Matt Willey

Bialetti Moka Express kahve makinesi çok etkileyici bir nesne. Son derece sade bir tasarım ürünü; bakalit tutacağı olan alüminyumdan yapılma, endüstriyel hisli zarif bir makine.  

Alfonso Bialetti, tasarımın kullanım haklarını 1933’te makinenin mucidi Luigi de Ponti’den satın almış. Bialetti, Fransız alüminyum sektöründe on yıl çalıştıktan sonra doğup büyüdüğü Piyemonte’de bir metal atölyesi açmış. Başlangıçta yalnızca haftalık semt pazarlarında satılan bu makinecik [la macchinetta] çok geçmeden sevilen bir ürün olarak İtalya’nın hemen hemen her mutfağında kendine yer edinmiş. O güne kadar kahve, daha ziyade, işinin ehli baristaların kullanabildiği büyük, pahalı kahve makineleri olan ve genellikle yalnızca erkeklere hizmet eden kahvehanelerde içilirmiş. Bialetti Moka Express, insanların evlerinde, zahmetsizce az paraya yüksek kaliteli kahve içebilmelerini sağlamış.  

İlk imalat edildiğinden bu güne geçen 78 yıl içerisinde makinenin tasarımında neredeyse hiç değişiklik yapılmamış. Tasarım sektörünün, sürekli olarak müşterilerin beklentilerini karşılayacak şekilde kendini uyarladığını ve değiştiğini düşünecek olursanız, bu oldukça kayda değer bir şey. 2005’te, lüzumsuz yere makineye “ergonomik” (bombeli) bir tutacak eklendi ama bir önceki modeli kolaylıkla ikinci el dükkanlarında bulabilirsiniz. Bende uzunca bir zamandır bu resimde gördüğünüz modelden var. Ne zaman, nasıl edinmiştim hatırlayamıyorum; sanki her zaman orada duruyordu. Pazar sabahlarını onsuz hayal edemiyorum. 

Kahve yapma işlemini birçok açıdan sistemli bir ritüel olarak düşünüyorum. İşin en güzel kısmı bu; nihai üründen bile daha güzel. Ne de olsa, ne kadar uğraşırsanız uğraşın kahvenin tadı o enfes koku kadar etkileyici olamıyor bir türlü. Bialetti kahve makinesi ne kadar güzel bir nesne olursa olsun, esas keyif ona bakmakta değil kullanmakta. Sekiz kenarlı gövdeyi belden çevrilerek açıyorsunuz. Alt hazneye suyu, öğütülmüş kahveyi de suyun içine doğru uzanan bir borusu olan metal filtreye koyuyorsunuz (kahve oldukça kalın çekilmeli, 5 ya da 6. derecede). Gövdeyi yine çevirerek yerine takıyorsunuz ve Bialetti cezveyi doğrudan ateşin üstüne sürüyorsunuz. Filtre kahve makinesiyle aynı mantığa göre işleyen bir cezve bu. Alt haznede biriken basınç sonucunda su, kahvenin içinden süzülerek üst hazneye çıkıyor.   

Oldukça basit olsa da bu işlemin zevkli bir yanı var; kapağı ufaktan aralayıp kopkoyu kahvenin üst hazneye fışkırdığını görmek insanın hoşuna gidiyor. Kahve yapmanın birçok yolu var ama benim en sevdiğim bu. Pazar sabahları, omzumda bir kurulama bezi, arka planda Sarah Vaughan’ın ipeksi sesi, uykuyu kovmak için gözlerimi ovuştururken oda yavaş yavaş kahve kokusuyla doluyor. Kahve kokusunun, uyanıklık ve zindelik gibi çağrışımları var. Bu anlamda, bira kokusunun antitezi sayılabilir. 

Kahve ile bira arasındaki bu karşıtlığın tarihsel kökenleri olduğunu düşünmek çok abes olmayabilir. Doktor Johnson ve Boswell gibi şahsiyetlerin müdavimi olduğu 18. yüzyıl kahvehanelerinde tartışılan görüş ve savların ertesi gün hatırlanma ihtimali muhtemelen birahanelerde tartışılanlardan çok daha yüksekti. Kahve kokusu, birçok alkol kokusunun aksine, kimseyi kaçırmaz. Her zaman bir davet vardır bu kokuda; uyanıklığa, arkadaşlığa, ya da bir tür arkadaşça yalnızlığa davet. Tek başınıza kahve içiyorsanız eğer, tabiri caizse kendinizle muhabbet etmeye, kendinizle ilgilenmeye yönelik bir davettir bu. Bu davetin, asla aceleye getirilmemesi gereken bir işlem sonucunda sade ve zarif bir makineden yükselmesi ise muhteşem.

İngiliz grafik tasarımcı Matt Willey, New York Times Magazine’in Art Direktörü’dür.

Fotoğraf: Thomas Brown

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git