Okunan Makale:
Kendi yolunda

Kendi yolunda

Yazı Barney Ales, Fotoğraf David Redfern/Redferns

1961’de Motown Records’a katıldığımdan beri Marvin Gaye’in müziği beni heyecanlandırır -Marvin’in kendisi gibi. İlk başlarda kendine güveni olmasa da, yeteneği vardı; o günlerde Nat “King” Cole olmak istiyordu. Gaye’i San Francisco’da Bimbo’s gece kulübünde, beyaz smokinle balatlar söylerken izlediğimi hatırlıyorum. Seyirciler aslında yeni bir Nat Cole istemiyorlardı, o yüzden o gösterinin Marvin’in yaşam boyu süren sahne korkusuna katkısı olduğunu düşünüyorum. 

Akabinde 1960’larda yakaladığı başarı ise Marvin’in kendine güvenini kazanmasını sağladı. What’s Going On parçası müzisyenin başyapıtı oldu; ama bu zorlu bir başarıydı. Ben 1970’te Motown’un genel müdürlüğünü yapıyorken Marvin’den yeni şeyler bekliyorduk. Ama Marvin kendi hızında çalışıyor, parçayı yeniden biçimlendiriyor, yeniden düzenliyordu, haliyle What’s Going On albüme adını veren parça oldu. İlk dinlediğimizde pek emin değildik. Motown radikal parçalarla tanınan bir şirket değildi. Ve Marvin’in bu parçada I Heard It Through the Grapevine’daki müzisyen olmadığı kesindi. Los Angeles’da Berry Gordy ile buluştuğumu ve Gordy’nin, Marvin’in başka alemlerde oluşundan ve albümünü bitirmeyişinden şikayet ettiğini hatırlıyorum. 1971’in başında, elimizde yeni bir şey yoktu; dolayısıyla, kalite kontrol müdürümüz Billie Jean Brown ile bir araya gelip What’s Going On parçasını single olarak çıkarmaya karar verdik. Elimizde olan tek şey bu şarkıydı. Berry beni arayıp “O plağı nasıl çıkarırsınız? Bugüne kadar duyduğum en kötü plak,” dediğinde ise ben Detroit’teydim. Ama plak patlamıştı; siparişlere yetişemiyorduk. Marvin zamanın ruh halini yakalamıştı. Mayıs ayında bize albümü teslim edip biz de albümü çıkardığımızda da, aynı şey oldu. Beş hafta boyunca müzik listelerinde ilk 10’da yer aldı -ki bu o günlerde inanılmazdı. 

What’s Going On’un başındaki parti seslerini dinlerseniz, Detroit Lions takımından bazı futbol oyuncularının sesini duyarsınız. Hepimiz Lions’ı çok severdik. Benim sezonluk biletlerim de vardı. Marvin takımın üyelerinden bazılarıyla arkadaş olmuştu ve kendisi de takıma katılmak istemişti. Öyle bir şey asla gerçekleşmese de bir Motown yaz pikniğinde birkaç kişi futbol oynadığımızı hatırlıyorum. Phil Jones ve ben defanstaydık ve Marvin’i durdurmamız gerekiyordu, ama biz ne kadar iri olursak olalım, onu durduramamıştık. Ertesi gün Phil ve benim Avrupa’ya uçmamız gerekiyordu ve her tarafımız yara bere içindeydi. Sebebi Marvin idi: Sert, inatçı ve kararlı bu adam… aslında kendi yolunda bir aslan. 

Barney Ales, Motown Records’ın eski yöneticilerinden ve Thames & Hudson tarafından yayınlanan Motown: The Sound of Young America kitabının yazarlarındandır.

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git