Okunan Makale:
Görme biçimleri

Görme biçimleri

Yazı Sargy Mann

Çocukluk yıllarımızda sanata daha yatkın olan kız kardeşimdi. Benim büyük tutkum spordu; profesyonel bir futbolcu veya kriket oyuncusu olmak istiyordum. Rahat bir okula gidiyorduk; derslere girme zorunluluğumuz yoktu. Ama okuldaki onca boş zamanımda sanat sınıfına pek uğradığımı hatırlamıyorum. Bir defasında resim yapmak istemiştim gerçi; ağaç kesen bir adamın resmini. Annemin boy aynasının karşısına geçip elimdeki bastonu öne doğru savurmuştum; böylece ağaç kesme hareketini doğru kavrayıp resmedebilecektim. İlk defa doğrudan doğadan alınmış bir görüntüyü resmediyordum ve ilk defa bir şeyi, dikkatli bir şekilde bakarak anlamaya çalışıyordum.   

16 yaşında okulu bıraktım ve mühendis olabilmek için Oxford’daki Morris Radiators’ta çırak olarak çalışmaya başladım. Rüya gibi geçen çocukluk yıllarımdan sonra fabrika ortamı benim için tam bir muammaydı. Son derece utangaç bir çocuktum ve insanlardan ciddi ciddi korkuyordum. Ama o dönemde ufak ufak sanatkarane bir kişilik geliştirmeye başladım. Caza bayılıyordum ve büyük bir plak koleksiyonum vardı. Üniversitenin caz kulübüne gidiyordum; hatta davulcu bulamadıklarında üniversite grubunda çalıyordum. Ara sıra, müzisyen ve dansçıların resimlerini yaptığım da oluyordu ama Londra’ya taşınana kadar kendi resimlerimi hiç ciddiye almadım.

Matematik okumak istediğime karar verdim ama bunun için lise diploması almam gerekiyordu; ben de Hammersmith Teknik Okulu’na kaydoldum. Derslere girmektense Doğa Tarihi Müzesi’ne gidip resim yapıyordum. Orada bir gün bir sanat öğrencisiyle tanıştım; çıkışta beraber eve geldik. Duvarları kaplayan resimlerimi görünce, sanat okuluna gitmem gerektiğini söyledi; o anda, hayatta en çok istediğim şeyin bu olduğunu fark ettim. Sadece, o güne kadar bunu kendime itiraf edememiştim; o kadar. Portfolyomu hazırlamama yardım etti ve Camberwell’e girmeyi başardım. Frank Auerbach, Euan Uglow, Dick Lee ve Anthony Eyton gibi son derece ilham verici hocalarım oldu; okula sanat öğrenmek için değil bizzat icra etmek için girdiğinize inanırlardı.      

60’ların sonlarında, sanat akademisinden mezun olur olmaz bir galeriyle anlaşacağınızı söyleseler gülerdiniz. Bir yolunu bulup geçiminizi sağlamanız gerekiyordu; ben Camberwell’de ve Camden Arts Center’da ders verme imkanı bulacak kadar şanslıydım. İlk resim satışlarımın hepsini, Kingsley Amis ile evli olan ve birçok ilginç insan tanıyan Elizabeth Jane Howard ile arkadaşlığım sayesinde yaptım. Onun sayesinde John Betjeman ve Iris Murdoch gibi insanlar kariyerimin oldukça erken bir evresinde resimlerimi satın aldılar.

Ama esas büyük çıkışımı 1987’de, eserlerimi görüp, beklenmedik bir şekilde adıma kişisel bir sergi düzenlemeye karar veren sanat simsarı Christopher Burness sayesinde yaptım. Birdenbire, resimlerim onlara biçtiğim ücretten kat bet kat yüksek fiyatlara satılmaya başladı; bu sayede, öğretmenliği bırakabildim. Giderek bozulan gözlerim yüzünden bu iş abes bir hal almaya başlamıştı zaten. Bir defasında modelden çizim dersine geç girdim ve dört metre ötemdeki çıplak modeli seçemedim.  80’ler boyunca sürekli göz ameliyatı oldum; her ameliyattan sonra görüşüm değişmiş oluyordu. Her defasında dünyanın neye benzediğini ve onunla nasıl ilişkileneceğimi yeniden keşfetmem gerekiyordu. Aslında, bu durum hoşuma gidiyordu çünkü bir sanatçı için kendini tekrarlamaktan beteri yoktur. Ve her zaman, daha derin bir bakış edinebilmek, dünyayla daha içli dışlı olabilmek için sanatımı kullanmaya çalışıyordum. Görme yetimi tamamen kaybettikten sonra bile bu durum değişmedi. Yeni çalışma yöntemleri icat etmem gerekti -sözgelimi, yerimi kaybetmemek için tuvalde bazı noktaları patafiksle işaretliyorum- ama hala dış dünyayı deneyimlemeye, hayal gücümü kullanarak bu dünyada serbestçe hareket etmeye çalışıyorum. Düşünüyorum da, profesyonel bir sporcu olmak hoşuma gitmezdi sanırım; en azından sanatçı olmak kadar hoşuma gitmeyeceği kesin. Ve bugün hala bu işi yapabildiğime inanamıyorum.

Yukarıda: Sargy Mann (1937-2015), Lemmons in the snow, panel üzeri yağlı boya, 12 x 10 inç Nicholas Holloway Fine Art.

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git