Okunan Makale:
Ferrari bandı

Ferrari bandı

Yazı Don Morrison, Fotoğraf Alessandro Rizzi

Ferrari bir otomobilin çıkardığı sesin eşi benzeri yoktur; Luciano Pavarotti’nin, bir Vickers Supermarine Spitfire Mk IX’ın gürültüsüyle düet yapması gibi bir durum söz konusudur. Hızın, gücün, paranın ve müziğin sesidir bu. Garajı Ferrari’nin spor otomobilleriyle dolu olan Eric Clapton da bir süre önce “Ferrari’nin çıkardığı sese bayılıyorum. Bir müzisyen olarak bu motorların kendine has tınısı olduğunu söyleyebilirim,” demişti. Zira bu tezin mantıklı bir açıklaması var…

Ferrari motorları özellikle hızlı dönecek şekilde tasarlanıyor. Maksimum güce -ve sese- ulaşabilmesini motorun bir dakikada gördüğü 8.500-9.000 devir sağlıyor. Sektördeki standart 5.000 devir. Birçok Ferrari modelinde, araç hızlandıkça, egzoz baypas valfleri açılarak daha fazla tork sağlıyor. Otomotivde bilinen adıyla “egzoz notalarının” daha gürültülü ve derin olması da bu nedenle gayet normal.

Ferrari California motoru ve şasisi, gövdesiyle birleştirilmeden önce
V8 üretim bandında

Ferrari’nin seslenişine kimileri karşı koyamıyor. Bu kimselerin fark edilmek istedikleri kesin. Neticede bizler de geçip giderken arkalarında bıraktıkları müzikle avunabiliyoruz. Tıpkı Pavarotti veya Clapton gibi, belirgin “egzoz notalarından” keyif alıyoruz. 

Sergilenen görsel şölenden ise henüz bahsetmedik: Bir Ferrari’nin hareketsiz durduğunda bile öne atılacakmış gibi görünmesini sağlayan parlak ve kıvrımlı metal levha ve camlarından; kaşmir seçeneği de bulunan yumuşak deri döşemelerinden; kendinden emin ve çevik yarış otomobili tutuşundan; üretilmiş en seçkin spor araçlardan birini sürmenin verdiği o bariz havadan…

Doğal olarak çok az sayıda, yılda 7.000 adetten az üretiliyor (Porsche neredeyse yılda 100 bin adet üretim yaparken). 

Ferrari istese binlerce araç daha satabilir; zira bekleme listeleri Silverstone pistindeki düzlükten daha uzun. 

Birinci sınıf spor otomobil üreten başka firmalar da var: Porsche, Jaguar, Lamborghini, Maserati, Aston Martin. Hepsi kaliteli araçlar. Fakat hiçbirinin üretimi Ferrari’ninki gibi değil. Öncelikle Ferrari el yapımı otomobil üretiyor. Aynı zamanda kendi yarışı Formula 1’den alıp benimsediği teknolojik yenilikler ve mükemmelliyetçiliğin sınırlarını zorlayan kalitede bir yaklaşımla çalışıyor. Ferrari SpA CEO’su Amedeo Felisa, “Formula 1’de yarışıp bir yandan da yüksek performanslı seçkin spor otomobillerde uzmanlaşan tarihteki tek üreticinin” Ferrari olduğunu söylüyor. “Diğer hiçbir otomobil üreticisi, mühendislik ve üretim söz konusu olduğunda bu denli övünemez.” Acımasızca düşürülen maliyetlerin, birbiri yerine geçebilen bileşenlerin, robot teknolojileriyle dolu fabrikaların ve hızla çoğalan bardak tutucuların devrinde Ferrari; otomobil endüstrisinde eski değerlerin son temsilcilerinden biri.  

Ferrari şarkı ve filmlerle çağdaş popüler kültürün başlıca dayanak noktalarından. Internet Movie Car Database sitesindeki verilere göre Ferrari, On the Beach (1959) filminden Take Me Home Tonight‘a (2011) kadar 1500’ü aşkın filmde yer alıyor. Ferrari’lerin önemli bir yan rol oynadığı ikonik 80’ler televizyon dizisi Miami Vice ise bu listeye dahil değil. Senaryoda zaman zaman çarpıcı kazalar yer aldığından bu yardımcı oyuncuların çoğu kopya araçlarmış. Malum, kimse gerçek bir Ferrari’nin bu kaderi yaşamasını istemez… 

Şimdiye kadar üretilmiş Ferrari’lerin %75’inden fazlası halen sahipleri tarafından itinayla bakılıyor, yılda ortalama 5.000 kilometre yol yapıyor. Felisa, bunu şu sözlerle açıklıyor: “Ferrari’ler otomobil değil birer hayaldir. Müşterilerimiz de hayallerini gerçekleştirmek istiyorlar. Aradıkları, lüks, zanaatkarlık, ileri teknoloji ve köken.”

Enzo Ferrari adlı İtalyan teknisyen ve yarışçı, 1928 yılında doğum yeri olan Modena’da yarışçılara sponsor olmak ve araç sağlamak amacıyla “Ferrari Ahırı” anlamına gelen Scuderia Ferrari’yi kurduğunda Ferrari mirası doğuyor. Sembol olarak benimsediği “şaha kalkmış at” anlamına gelen cavallino rampante yani sarı (Modena’nın rengi) bir kalkan üzerindeki siyah at figürü, o zamandan beri Ferrari modellerinde kullanılıyor. Enzo Ferrari, 1938’de Alfa Romeo yarış departmanının başına getirildiğinde, Scuderia’yı makine takımları ve uçak parçaları üreten küçük bir işletme olarak faaliyette tutuyor. 1943’te ise fabrikasını 20 kilometre güneydeki Maranello’ya taşıyor. Fabrika halen burada yer alıyor. 

Ferrari 458 Spider, V8 üretim bandında

Enzo Ferrari, savaşın ardından küçük bir binek otomobil serisinin tanıtımını yapsa da esas odak noktası hep yarış pistleri. Scuderia Ferrari takımı spor otomobil yarışlarında yarışmış ve 1950’de Formula 1 kurulduğunda buna dört tekerle sarılmış. 

Ferrari, F1 tarihinde her yıl yarışan tek takım ve bu sporda birçok rekoru elinde bulunduruyor: Podyum dereceleri, puanlar, pole pozisyonlar, en hızlı turlar… Aklınıza ne gelirse Ferrari hepsini kazanmış. Ferrari için yarışan pilotlar arasında Michael Schumacher, Eddie Irvine, Niki Lauda, Mario Andretti, Phil Hill, Fernando Alonso, Felipe Massa ve daha birçok harika sürücü yer alıyor. 

Yarış kültürü, Ferrari’nin temelini oluşturmayı sürdürüyor. Firma Formula 1 harcamalarını açıklamasa da rakamın çok yüksek olduğu düşünülüyor. Ferrari yöneticileri bunu, firmanın itibarını yükselten ve ileride binek otomobillerde görülecek teknik atılımlar sağlayan iyi bir yatırım olarak görüyor. 

Kuzey İtalya bölgesi Emilia Romagna’da, küçük bir kasaba olan Maranello’daki Ferrari fabrikası, eski tuğla binaların ve yeni Ferrari California GT’nin montajının yapıldığı Jean Nouvel tasarımı tesis gibi aşırı modern binaların bir arada bulunduğu büyük bir yerleşke. Kompleks kendi rüzgar tüneline ve gerçek boyutlu bir test pistine sahip. Bir Ferrari sahibiyseniz veya size kefil olacak bir bayi bulabilirseniz firma tesis içinde VIP tur ayarlayabiliyor. Bunun dışında yerleşke, klasik ve yeni modellerin sergilendiği küçük müze Galleria Ferrari haricinde halka tamamen kapalı.

Detroit’in karanlık ve şeytani motor imalathanelerinin aksine, Ferrari fabrikası, iç mekan bitkileri ve ağaçları ile dekore edilmiş temiz ve iyi aydınlatılmış bir yer. Yeşilin kullanımı, firmanın gelenekselleşmiş çalışan dostu ortamını güçlendirmeye kararlı olan Ferrari Başkanı Luca di Montezemolo’nun fikri. Ferrari, 2007’de A.B.D. tabanlı bir araştırma grubu tarafından verilen “Avrupa’da Çalışılabilecek En İyi İş Yeri” ödülünü kazanmış.

Manüfaktürün mekanik makine bölümü

Piedmont’lu aristokrat bir aileden gelen eski -ve efsanevi- CEO Montezemolo 1972’de bir gün, yarışlar üzerine konuşması için popüler bir İtalyan radyo programına davet edilmesiyle Enzo Ferrari ile tanışmış. Telefonla bağlanan bir palavracıya oldukça sert bir yanıt verdiğinde ofisinde tesadüfen programı dinleyen Enzo Ferrari radyoyu arayıp sormuş: “O şapşala cevap verebilecek cesarete sahip o genç de kim?” Ferrari bu gence, anılarını yazdığı kitabın bir kopyasını göndermiş ve “kelimeleri ve eylemleriyle cesaret sergileyen Luca di Montezemolo’ya” şeklinde imzalamış. Ve aylar sonra Ferrari bu genci asistanı olarak işe almış.

Asistan, sonunda Fiat için çalışmak üzere işten ayrılsa da Ferrari’nin 1988’de ölümünden üç yıl sonra halefi olarak geri döndü. Montezemolo, firmanın zayıflayan binek otomobil faaliyetlerini canlandırıp F1 programını da başarıya kavuşturdu. Satış gelirlerini 10 katına çıkarıp yılda 2 milyar Euro civarına getirerek yaklaşık 300 milyon Euro kar sağladı. Birçok başka firma ve yatırım fonunun başında görev alıp; İtalya’nın FIFA Dünya Kupası çalışmalarını, America’s Cup yat takımını ve endüstri konfederasyonunu yönetti ve bunların tamamını Ferrari’nin başındayken yaptı.

Montezemolo şu anda İtalya’nın en ünlü isimlerinden. Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki tek İtalyan olan Paolo Nespoli, yörüngedeki tek telefon hakkını Montezemolo ile konuşmak için kullanmıştı. (Astronot ona “gururlu bir İtalyan olmamı sağladınız” demişti.) Birkaç ay sonra, Başbakan Berlusconi’nin koltuğu sallanmaya başladığında yerini Ferrari patronunun alacağı dedikoduları yayılmaya başladı. Montezemolo itiraz etti: Kim İtalya’daki en iyi görevi bırakıp en kötüsünü isterdi ki? 

23 sene Ferrari’nin başında kaldıktan sonra Montezemolo, 2014’ten görevinden ayrıldı; yerini bir süre Sergio Marchionne almıştı, şimdi ise chairman pozisyonunda John Elkann var.

2 adet 458 Italia modeli V8 üretim bandındalar

Ferrari fabrika, robotlar yerine gerçek insanlarla dolu. Ferrari’nin yarış rengi olan kırmızı renkte giysiler giymiş halde, cıvatalar sıkıyor ve koltuk örtüleri dikiyorlar. Üretim hattında bir seferde sekiz araç sıralanmış oluyor. Ferrari, motorları için temel dökümleri yapmak ve Formula 1 yarışçılarına özel alaşım parçalar sağlamak üzere tesis içinde dökümhane bulunduran tek araç üreticisi. Fabrikada son teknoloji ürünü bir boya atölyesi (burada robotlar var) yer alıyor. Burası öyle gelişmiş ki rakip Maserati’nin boyaları bile burada yapılıyor. CEO Felisa, “bu düzeyde bir teknoloji ve doğasından gelen esneklik, böylesi küçük bir üretim hacminde çok büyük bir avantaj” diyor. Hacmi küçük tutmayı planlıyorlar. 

Ferrari California, V8 üretim bandındaki son kontrol testinde

Ferrari yöneticileri, dört kapılı hiçbir otomobil üretmeyeceklerini söylüyorlar. “60 yıldır faaliyetteyiz ve dört kapıya hiçbir zaman ihtiyaç duymadık. Bu yaklaşım genlerimizde yer almıyor.”

Ferrari’nin kökenine gösterdiği özen; yakıt fiyatları, araç emisyonları ve iklim değişikliği gibi modern sorunlara eğilmesini hiç engellemedi. Firma 2007 yılında, ürün serisi genelinde emisyonları %40 azaltmak için beş yıllık kararlı bir plan açıkladı. Ferrari, emisyonları ve yakıt tüketimini azaltmanın bir yolu olarak Kinetik Enerji Geri Kazanım Sistemi’ne bağlılığını sürdürüyor. 2010’da Cenevre Otomobil Fuarı’nda, 599 GT’nin benzinli-elektrikli versiyonu olan HY-KERS tanıtımını yaptılar. Deneysel araç, hem geleneksel hibrit gibi yakıt verimliliğini artırmak hem de performansı yükseltmek için elektrikli motorunu kullanıyor. Elektrikli motorlar, benzinli benzerlerine göre çok daha hızlı ivmelenebiliyor. Ferrari aynı zamanda, çok daha az kirlilik yaratacak olan neredeyse sürtünmesiz içten yanmalı motor araştırmaları yürütüyor. Bu sırada firma da kendini daha verimli hale getirmekte. Maranello fabrikasında diğer yeniliklerin yanı sıra, araçların tamamını üretmek için gerekli olan enerji, sıcak su ve soğuk havayı sağlamak üzere ustaca bir enerji santrali kurmuş. 

Ferrari ile ilgili az sayıdaki belirsizlikten biri, gelecekteki sahibi. Enzo Ferrari 1969 yılında finansal zorluklar yaşayınca firmadaki hisselerinin %50’sini Fiat’a satmış. İtalyan otomobil devi, patronun ölümünden sonra daha fazla hisse satın almış ve şu anda Ferrari hisselerinin %90’ına sahip. (Hisselerin geri kalanı, Enzo’nun oğlu ve Ferrari yöneticisi olan Piero’ya ait.) 

Ferrari California boyama bölümünde

İleride kendisini bekleyen ne olursa olsun, Ferrari zanaat ve geleneğe olan bağlılığını yitirecek gibi görünmüyor. Yılda 2.5 milyon araç üreten ve Chrysler ile Maserati’yi kontrol eden çok uluslu Fiat bile, Ferrari’nin kendi bildiğini okumasına izin vermiş. Gelecekte bu ayrıcalığa layık olacak her sahip, Ferrari ruhuna müdahale etmeyecek kadar akıllı olacaktır. Bu tarifi zor kalite; Formula 1 yarışlarının, zengin playboy‘ların ve Hollywood yönetmenlerinin iddialı araç ihtiyaçlarının çok ötesinde. Ferrari, firmaya yılda 40 ila 50 milyon Euro kazandıran seçkin yan ürünlerden oluşan zengin bir scuderia ile dünyanın birinci sınıf lüks tüketim markalarından biri. Ferrari’nin ayırt edici sesi, o güçlü ve baş döndürücü çağrısı bile peşinden koşulan bir tüketim ürünü. Zira Apple, farklı hızlardaki çeşitli Ferrari modellerinin egzoz seslerini taklit eden “Ferrari Sound” adlı bir iPhone uygulamasını kullanıma sundu. 

Don Morrison, Paris’te yaşayan bir yazar ve gazetecidir.

Açılış görseli: Ferrari California, V8 üretim bandında.

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git