Okunan Makale:
Tasarımın bölünmüş geleceği

Tasarımın bölünmüş geleceği

Tasarımın Bölünmüş Geleceği | Francesca Taroni | Port Magazine

Yazı Francesca Taroni

Fonksiyonel olmaktan başka meziyeti olmayan ürünlerle yetinmeyen, tasarım dünyasını yalayıp yutmuş meraklı tipleri cezbetmek, mobilya sektörü için giderek daha zor hale geliyor. Tüm dünyada tasarımcılar, bir nesneyi vazgeçilmez kılan o fazladan unsurun ne olduğu sorusuna yanıt arıyor. Ürünün menşeine önem veren ama standartlarından ödün vermeye de hiç niyeti olmayan zevki selim sahibi müşteriler için cevap belli: Melez ürünler – yani; yalnızca bir makinenin temin edilebileceği türden bir kalite ve titizlikle el ele giden geleneksel zanaatkarlık. 

Sofra düzeninden, ışıklandırma ve çarşaflara kadar bütün yeni tasarımlar endüstriyel süreçleri el yapımı ürünlerin özgünlüğüyle harmanlıyor (ve bu iki üretim modelini tezatlığı içinde bünyesinde barındırıyor).  Bir başka deyişle, tasarımcı, genellikle kitlesel üretimle ilişkilendirilen teknikleri kullanarak bir nesne üretiyor ama son rötuşu elle yapıyor. Alman gibi çalışan, İtalyan karizmasına sahip bir ürün çıkıyor sonuçta ortaya. 

İspanyol tasarımcı Jaime Hayon’un Bosa için tasarladığı abajur Bubbles, bu yeni modanın tam bir tecessümü. Plastikten yapılma, düz hatlara sahip, minimal bir şapkası bulunan abajurun ayağı, akış halindeki seramik baloncuklardan oluşan gayri-muntazam hatlara sahip bir heykelden oluşuyor. Baloncuklardan yalnızca biri farklı bir renkte: Düğme işlevi gören gümüş baloncuk.  

Geleneksel olanla çağdaşı harmanlayan yegane tasarımcı Hayon değil. Bandit Queen, haute couture detaylar kullanarak üç boyutlu efektler yaratmaya çalışan Bombay menşeili yeni bir yatak ve masa örtüsü şirketi. Belçikalı kreatif direktör Valeri Barkowski’nin gözetimi altında üretilen, dokuma çiçekler, floresan işlemeler ve el yapımı baskılarla bezeli yatak çarşafları, masa örtüleri, peçete ve halılardan oluşan bu yaratıcı koleksiyon, tasarımcının, seçkin Uzak Doğu geleneğine getirdiği Avrupai yorumu gözler önüne seriyor.

Fakat “el yapımı teknolojisinin” gücüne inananlar yalnızca butik üretim yapan firmalar değil. Plastik mobilyanın öncüsü unvanını taşıyan İtalyan tasarım firması Magis, el yapımı adına (özelliklerini ön plana çıkarmak amacıyla kullanılması koşuluyla) teknolojinin hala birçok olanak barındırdığını savunuyor. Şirketin kurucusu Eugenio Perazza, Steelwood’u (yukarıda fotoğrafını görüyorsunuz) şöyle tanımlıyor: “Aynı anda klişelere hem meydan okumayı hem de onları pekiştirmeyi beceren, Bouroullec biraderler tasarımı, paslanmaz çelik/kayın ağacı karışımı bir tabure.” Ancak Perazza bu taburede çok uzun süre oturmayacağa benziyor çünkü sırada “sıvı ahşap” var; ahşap ve atık maddelerin bileşiminden oluşan ve “tasarımın geleceği” olarak adlandırılan bu yeni malzeme, mobilya tasarımının dümenini 100% biyo-bozunur bir geleceğe doğru kırıyor. 

Şu teknoloji dediğin şeyin elinden her iş geliyor. 

Francesca Taroni, Case de Abitare’nin editörüdür. 

Yorumları Gör (0)

Cevap bırak

E-posta adresiniz kimseyle paylaşılmayacak.

© 2019 Port Magazine
Tüm Hakları Saklıdır.

Başa Git